Hatay’lı ailenin, 2003 yılda dünyaya gelen, 23 Haziran 2019’da ikinci kere yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçim çalışmaları yapan CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun seçim otobüsünün önünde koşarken “Ekrem abi, Ekrem abi, her şey çok güzel olacak” https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/her-sey-cok-guzel-olacak-sloganini-bulan-berkay-gezgin-kimdir-kac-2312303 diyen 16 Yaşındaki Berkay Gezgin, Avukat Cemil Çiçek açıklamasına göre https://www.sozcu.com.tr/her-sey-cok-guzel-olacak-sloganinin-mimari-berkay-gezgin-gozaltina-alindi-p153773 23 Mart 2025 Pazar gecesi İstanbul Saraçhane’deki mitingde meydana gelen eylemler sırasında gözlemaltına alındı; suçlama hakkında bilgi verilmedi.
Avukat Çiçek, dün (25 Mart 2025 Salı) saat 19.59’da internet basınında ve gazetelerinin internet sitelerinde yer alan haberler aracılığıyla, şimdi 22 yaşında olan “müvekkili” Berkay Gezgin’in tutukladığını https://www.sozcu.com.tr/her-sey-cok-guzel-olacak-sloganinin-mucidi-berkay-gezgin-tutuklandi-p155494 duyurdu.
“Her şey çok güzel olan” sözün öz sahibi Berkay Gezgin, neden gözlemaltına alınmış, neden tutuklanmıştı?
Berkay Gezgin’in avukatında bile bilgi yoktu!
Ucube “Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”nde bu, bu gibi ve çok daha beterleri olabileceği düşünce ve anlayışımımdan, şaşırmadım.
Ama “23 Haziran 2019 tarihi”ne odaklandım.
O tarihte, İBB’nin 31 Mart 2019 yerel seçiminde, CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu, 13 bin küsur oyla kazanmıştı.
Ancak AKP’nin itirazıyla Yüksek Seçim Kurulu (YSK), yalnızca “İBB Başkanlık seçimi”ni iptal etmişti (Bu nasıl olabilirdi?!) ve 23 Haziran 2019’da yenilenmesine karar vermişti.
23 Haziran 2019 seçiminde Ekrem İmamoğlu, AKP’li aday Binali Yıldırım’a 806 bin oy ayırt (fark) atmıştı.
Berkay Gezgin’nin gözlemaltına alınmasından ve tutuklanmasından anladım ki, AKP, “806 bin oy”un nereden, neden ve nasıl geldiğinin/kaynaklandığının peşine düşmüştü.
“Kent Uzlaşısı Projesi”ni netleştirince de, CHP’nin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yakasına yapıştı.
Ama hiç belli etmedi.
6 yıl çalıştı, Ekrem İmamoğlu’nun “Cumhurbaşkanlığı adaylığı” konuşulur, giderek de dalgalanır olunca, “Ahmak Davası”ndan 2 yıl 15 gün hapis ve “siyaset yasağı” cezaları almasına neden oldu.
Dava hala “İstinaf Mahkemesi”nde.
AKP bu kadarla kalmıyor, başka başka soruşturmalar başlatıyor, davalar açıyor.
İşi, “diplomanın iptali”ne kadar vardırıyor.
“Üniversite Diploması”nın iptali, “Cumhurbaşkanı adayı olamamak” demekti.
Çünkü koşullardan biri, “Üniversite mezunu” olmaktı.
“Üniversite Diploması yok” diye AKP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan çok konuşulmuş, tartışılmıştı.
Uzatmayayım…
CHP yönetimi, Cumhurbaşkanı adayını önseçimle belirleme kararı aldı, bir takvim belirledi.
İki adaydan biri, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’ti.
“Alparslan Türkeş Milliyetçisi” Yavaş, önseçime girmeyeceğini açıkladı.
Önseçime tek aday kalan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla gidildi.
CHP’li üyeler ve CHP’ye üye olacaklar oy kullanacaktı.
23 Mart 2025’teki önseçime yaklaşılırken, Ekrem İmamoğlu, sabahın erken saatlerinde evinden alındı, Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne, 4 gün sonra da Adliye’ye götürüldü.
Savcılık ifadelerinin ardından Mahkemeye sevk edildi; oradan da “Tutuklama Kararı” çıktı, Silivri’deki “Marmara Cezaevi”ne konuldu.
Bu arada, önseçim yapılmış, uzun kuyruklar oluşmuştu.
Uzun kuyruklar oluşmasında, CHP üyelerinin oy kullanacakları sandığın yanına “Dayanışma Sandığı”nın yadsınamaz, büyük katkısı var.
CHP üyesi olmayanlar da, başka partilerden insanlar da sandığa koştu.
Toplam 15 milyon 500 insan, Ekrem İmamoğlu’nun “Cumhurbaşkanlığı adaylığı” için oy kullandı.
Ekrem İmamoğlu artık bir milyon 700 bin üyeli CHP’nin değil, “Türk halkının Cumhurbaşkanı adayı” idi.
“Dayanışma Sandığı” düşüncesi kimin, kimlerinse, onu, onları, “Saraçhane” ve “Türkiye Mitingleri”nin düşünbabasını/düşünbabalarını kutlarım.
Peki, bu mitinglere, hele de Saraçhane Mitingleri’ne böylesi ilgi, böylesi destek, üniversite öğrencilerinin böylesi katılımı nedendi?
Örgütlü olmayan halkın, gençliğin yıllara dayalı öfke, tepki birikiminin dürtüsü ve patlamasıydı!
Halkın haksızlığa, adaletsizliğe, yalana dolana, ayrımcılığa, kayırmacılığa, ekonomideki kötü gidişe, geleceği görememeye vb sabrı kalmamıştı, tükenmişti.
“Her şey çok güzel olacak” deyip duran, dediğinin de örneklerini yaşama geçirerek kanıtlayan, gelecek umudu veren vb kendilerini seven, kendini sevdiren Ekrem İmamoğlu’na güvendiler, İmamoğlu’nu sığınacak liman gördüler, kucakladılar, bağırlarına bastılar, oylarıyla “halkın
Cumhurbaşkanı adayı” yaptılar, meydanları doldurdular.
Saraçhane Mitingleri sürecinde gözle görülür ve kabul edilir gelişme sergileyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Beşiktaş Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde dün (25 Mart 2025 Salı) gerçekleştirdiği parti grup toplantısında daha derli toplu konuşma yaptı.
Şu tümceleri ilginç, dikkat çekiciydi:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tutuklama talep evrakı: ‘Kent Uzlaşısı formülü ile Batı il ve ilçelerdeki Kürtlerin belediyeleri kazanamasalar da uzlaşılacak ve desteklenecek aday karşılığında, belediye meclisinde belirli sayıda kota elde edilmesi sonucunda belediye meclislerinde söz sahibi olmalarının, yerel yönetimlerde yer almalarının siyasi bir denge olmalarının amaçlandığı anlaşılmıştır.’ Kardeşim bak ben bu cümleyi ‘Kent Uzlaşısı’nı ya da İstanbul’u İttifakı’nı suçlamak, kriminalize etmek, hapsetmek için değil, takdir etmek için yazarım. Tam da yapılan budur. Batı’daki Kürtlerin yönetimde temsil edilebilmeleri için belediye meclis üyeliklerine yazılmaları, terörse, ben terörist olayım kardeşim. Demokrasi bunun adı, demokrasi. Demokrasi bu. Bugüne kadar ama muhafazakar olduğun için, ama biz sana sesimizi duyuramadık diye, ama bambaşka sebeplerden Kürt olup da bu AK Parti‘ye oy veren o temiz yürekli abim, ablam benim. Bak bunların işi seninle. Sadece oyunla, Kürtlüğüne bile saygısı yok. ‘Eğer Kürt olarak yönetime gelecekse, engel olunmalı, suçtur bu’ diyor. ‘Oyu bana verirsen seçmensin, ona verirsen teröristsin’ diyor. Görün bunları, görün bunları, gömün bunları, gömün, gömün, gömün. Her darbe girişiminde her şeyi düşünürler.” https://www.chp.org.tr/haberler/cumhuriyet-halk-partisi-genel-baskani-ozgur-ozel-bu-aksam-sarachanede-yarin-aksam-beylikduzunde-ftardayiz
AKP’nin 6 yıllık “Kent Uzlaşısı” kini, öfkesi, intikamı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından ayırt edilmesi, dillendirilmesi olumlu gelişmedir.
Çünkü “Cumhurbaşkanlığı seçiminin etkin belirleyen”i, Kürt seçmenleridir, onların oylarıdır.
AKP bunun ayırtına 23 Haziran 2019 seçimlerinden hemen sonra vardı, yapması geren çalışmaları planladı, gerçekleştirdi, Kemal Kılıçdaroğlu’nu ve başkanlığındaki CHP yönetimini ayakta uyuttu.
Adı hep var olan ama şu aralar görünürde olmayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli aracılığıyla, “İkinci Kürt Açılım” sürecinin başlatılmasının nedenlerinden biri, hem “yeni anayasa,” hem “Cumhurbaşkanlığı seçimi” için Kürt seçmenlerin oylarının belirleyici olmasıdır.
Öte yandan…
CHP’yi ve diğer muhalif muhalefet partileri de önüne katıp sürükleyen “halk hareketi”, AKP’nin gözünü korkuturken, “durumdan vazife çıkaran” kimi –sözüm ona- uyanık AKP’lileri “provokasyon yapma” düşüncesine itmiş.
CHP’nin eski Genel Başkanlarından “Bankamatik Milletvekili” merhum Deniz Baykal’ın “A Takımı”nda yer alan, 10 Mayıs 2010’da Deniz Baykal, “seks kaseti” kumpasından “CHP Genel Başkanlığı”ndan istifa ettiğinde “Etmeee” diye bağıran ve hüngür hüngür ağlayan, şimdi “militan AKP’li” Savcı Sayan X hesabından dün bir paylaşım yaptı.
Paylaşımında “Yarın akşam, milyonlar CHP Genel merkezi önünde toplanıp edepsiz Özgür istifa diye bağıracağız.. İftardan sonra CHP genel merkezi önünde toplanalım.. Herkes duyursun.. #YarınCHPgenelMerkezindeyiz diye yazdı.
Eğer gerçekleşirse, bu “büyük bir provokasyon” değil de nedir?!
Umarım Savcılık harekete geçer, Emniyet ve CHP önlem alır, olumsuz olaylar olmaz. https://x.com/SavciSayan/status/1904297684422558198
Yazımı bitirirken belirtmek isterim ki…
“Ekrem abi, Ekrem abi, her şey çok güzel olacak” sözünü ettiğinde 16 yaşında olan, 6 yıllık aradan sonra dün 22 yaşında tutuklanan Berkay Gezgin’e ait, Ekrem İmamoğlu’nun da seçim kampanyalarında dilendirdiği “Her şey çok güzel olacak” sözü, her şeyin çok güzel olmasından korkup hoşlanmayanların yüreklerine sanki hançer gibi saplanmış, saplanıyor!.
Yorum Yaz