ATATÜRKÇÜLÜKLERİNİN SORGULANMASINA KÖPÜREN ÖZGÜR ÖZEL VE EKREM İMAMOĞLU NEREDEN NEREYE!..

  • 0
150 150 bakikarakol

Ameliyatımdan ötürü geçen hafta (30 Temmuz 2025 Çarşamba) yazamadım; ameliyatımdan 13 gün sonra bu hafta dişimi sıkarak yazıyorum.

 

Gündem çok ağır, çok yoğun!

Her biri ateşten gömlek!

İçlerinden “Süreç Komisyonu” diye adlandırılan “Terörsüz Türkiye” adlandırmasına yönelik düşüncemi içeren X paylaşımımı buraya taşıyacağım:

//”Terörsüz Türkiye, açıkçası terörsüz bir bölge demektir” NE DEMEK? KOMİSYON TOPLANTISI BASINA NEDEN KAPALI? KOMİSYON ÇALIŞMALARIYLA İLGİLİ “TEK BİLGİLENDİRİCİ” NEDEN KAMUTAY (TBMM) BAŞKANLIĞI? KOMİSYON ÜYELERİNİN KONUŞMALARINI ÖNLEMEK Mİ?//  https://x.com/BakiKarakol/status/1952773224074281189

Ardından, başlıktaki konuya gireceğim.

 

Geçen sonbaharda başlatılan “CHP, Cumhurbaşkanı adayını açıklamalıdır” kampanyası “AKP imzalı”ydı.

Aman Tanrım, kampanya öylesi yoğun ve baskıcıydı ki!..

Hele bir TV konuşmacısı vardı…

“CHP hemen şimdi Ekrem İmamoğlu’nun adını açıklamalıdır” dedi durdu.

Bu kampanyanın gerisinde “AKP”nin olduğu görülmedi, görülmek istenmedi, tek sözcük de edilmedi.

 

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yönetimi, köpürtülen kampanyadan hoşnuttu.

Adı geçen Ekrem İmamoğlu, // “Ben bir adım geri durayım, üç adım geriden izleyeyim, Ekrem tökezlesin de belki onun yerine ben geçerim.” …‘Pışık’ derim ona ben. Öyle bir şey yok. Öyle yağma yok. Ne partili Ekrem’i yedirir, ne millet Ekrem’i yedirir. O kadar net.// https://www.diken.com.tr/ekrem-imamoglu-pisik-yapti/ diyerek, kendini erkenden açığa vurdu.

 

Ta başından beri, CHP yönetiminin, “AKP imzalı kampanya”nın tuzağına düşmemesini, Cumhurbaşkanı adayını çok gizli belirlemesini, sonucu Genel Başkanının, Genel Başkan Yardımcılarının, Parti Meclisi Üyelerinin, Cumhurbaşkanı ada adaylarının dahi bilmeyeceği kapalılık içinde kalınarak, günü geldiğinde oylamanın sayılmasıyla “Cumhurbaşkanı adayı seçilen”in açıklanmasını düşündüm, savundum ama topa tutulmayı göze alamadım, yazmadım.

 

Ekrem İmamoğlu’nun, CHP’nin, Cumhurbaşkanı adaylığının duyurulmasıyla gelişen “şafak operasyonları”, gözaltıları, tutuklamaları vb tek tek yazmaya gerek yok; gelişmeleri ayrıntılarına kadar biliyorsunuz.

 

Ekrem İmamoğlu’nun, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olduğu zamanından, gününden çok ama çok önce açıklanmasaydı, bildik gelişmeler olacak mıydı?

Bu boyutta olmayacaktı!

AKP yargı yoluyla bu kadarını yapmayacaktı.

 

Uzatmayayım…

 

“Saraçhane mitingi” ile başlayan İstanbul yerelinde ve Türkiye genelinde süren, iktidarı, iktidar ortağı partileri tedirgin eden “mitingler süreci” içinde, Genel Başkan Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, çok doğru çıkışları ve söylemleri yanında, yanlışlar da yaptılar.

Onlardan biri:

Özel de, İmamoğlu da, Atatürkçülüklerinin sorgulanmasına sert yergilerde bulundular, “Atatürkçülüğümüzü sorgulamak kimsenin haddine değildir” içeriğinde sözler ettiler.

Ne kadar yanlış!

Özel ve İmamoğlu’nun bu içerikteki tepkileri, sözleri bile Atatürkçülüklerinin sorgulanmasına yeter de artar!

Özel ve İmamoğlu, Atatürkçülükleri sorgulanmayacak kadar Atatürkçü olsalardı, Atatürk’ü bilirlerdi, Atatürk gibi düşünürlerdi, Atatürk gibi kararlar alır, yaşama geçirirlerdi.

 

Kendilerine anımsatmak isterim:

Dünya lideri Kemal Atatürk, Erzurum Kongresi için 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 günlerinde Erzurum‘dadır.

Mazhar Müfit Kansu’nun aşağıya gidip elinde not defteriyle geldiğini görünce, sigarasından bir iki nefes çektikten sonra: “Ama bu defterin, bu yaprağını kimseye göstermeyeceksin. Sonuna kadar gizli kalacak. Bir ben, bir sen, bir de Kalem Mahsus Müdürü Süreyya bileceksiniz, şartım bu…” (…) Atatürk “Öyleyse tarih koy” dedi. 28 Temmuz 1919 Sabaha karşı.

“Pekâlâ, yaz” diyerek devam etti. “Zaferden sonra Hükümet biçimi Cumhuriyet olacaktır… Bu bir. İki Padişah ve Haneden hakkında zamanı gelince gereken işlem yapılacaktır. Üç Fes kalkacak, uygar milletler gibi şapka giyilecektir.” (…)https://www.sozcu.com.tr/yaz-mufit-zaferden-sonra-hukumet-bicimi-cumhuriyet-olacaktir-wp1474285

Ve…

Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilan edildi. https://www.meb.gov.tr/belirligunler/10kasim/inkilaplari/siyasi/cumhuriyet.htm#:~:text=%22T%C3%BCrkiye%20Devleti’nin%20h%C3%BCk%C3%BCmet%20%C5%9Fekli,Bundan%20sonra%20cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20se%C3%A7imine%20ge%C3%A7ildi.

Aradan, tam 4 yıl 3 ay 1 gün geçmiştir.

Atatürk isteseydi, 4 yıl 3 ay 1 gün önce “Cumhuriyet ilan edeceğiz” diye söylemez miydi?

Söylerdi.

Ama söylemedi.

Neden?

Günü, zamanı kolladı, o gün ve zaman sürecinde kafasındakilerin olgunlaşmasını, toplumun “kabul”de hazır olmasını bekledi.

Atatürkçülüklerinin sorgulanmasına köpüren Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu, Mazhar Fuat Kansu*’nun bu anısını/yazdıklarını okusalardı, gaza gelmezlerdi, AKP’nin tuzağına düşmezlerdi.

 

Özgür Özel sonra da, 30 Temmuz 2025 Çarşamba günü İstanbul’un Şile ilçesi mitinginde //Soruyorlar, ‘Ekrem İmamoğlu Silivri’de. Cumhurbaşkanı Adayı kim olacak?’ Buradan ilan ediyorum. Cumhurbaşkanı Adayı sen olacaksın, sen. Gözünün içine baktıklarım, siz olacaksınız. Her sabah yataktan Ekrem Başkan çıkana kadar Cumhurbaşkanı Adayı olarak kalkmaya hazır mısınız? Onun yerine çalışmaya, konuşmaya, komşuya, arkadaşa, akrabaya, iş yerindeki yanında çalışana, her şeyi anlatmaya, Cumhurbaşkanı Adayı olarak koşmaya, çalışmaya var mısınız? Hep birlikte yola çıkıyor muyuz? Birlikte yürüyecek miyiz? Hedefe varacak mıyız? Ülkeyi bir kez daha kurtaracak mıyız? Cumhuriyet’i yeniden kuracak mıyız? O Cumhuriyet’in başına Ekrem İmamoğlu’nu oturtacak mıyız? Hazır mısınız? O zaman yürüyelim arkadaşlar.”// https://chp.org.tr/haberler/chp-lideri-ozgur-ozel-adini-ak-koyanlar-ulkeyi-kara-duzene-muhatap-etti-sandik-gelecek-kara-duzen-bitecek demek zorunda kaldı.

 

Özgür Özel de, Ekrem İmamoğlu nereden nereye!..

 

*https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/266/Mazhar-M%C3%BCfit-Kansu-(1873-1948)

  • 0

Yorum Yaz

Email adresiniz paylaşılmayacak.