BAK HELE ŞU “YETMEZ AMA EVET”ÇİYE!..

  • 0
150 150 bakikarakol

Dün; Haber Turk TV kanalında “Nedir, Ne Değildir” programında kendisini, CHP’den istifasını, başlattığı “Memleket Harekti”ni, kuracağı siyasi partiyi vb anlatan, yüz ve göz ifadeleri ile derin moral çöküntüsü sergileyen “Kandırıkçı, siyasi palyaço, şaklaban” Muharrem İnce’nin “parlatıcı dostları”nın “siliklikleri”ni, “çirkinlikleri”ni yazacaktım, bugüne erteledim.
Bugün de “Yetmez ama evet”çi yazar Oya Baydar’ın sözleri erteletti.
Pazartesi yazar mıyım, bilmiyorum…

Kişiliğini, dünya görüşünü, gazeteciliğini beğendiğim www.t24.com.tr internet gazetesinin yazarı Murat Sabuncu, 12 Eylül 2010’daki Anayasa’nın birkaç maddesinin değişikliğine ilişkin halkoylaması surecinde, “Yetmez ama evet” diyenlerin önde gidenlerinden, aynı internet gazetesinin yazarlarında Oya Baydar’la gerçekleştirdiği söyleşi ilgimi çekti.

Okudum.

“Oya Baydar ’80 Yaş Zor Zamanlar Günlükleri’ni anlattı: Demokrasiye koşulsuz inanan bir insanım; ‘yetmez ama evet’ dedim, fakat dersimi aldım” https://www.t24.com.tr/video/oya-baydar-80-yas-zor-zamanlar-gunlukleri-ni-anlatti-demokrasiye-kosulsuz-inanan-bir-insanim-yetmez-ama-evet-dedim-fakat-dersimi-aldim,36280 başlıklı söyleşide, Baydar’ın yeni çıkan “80 Yaş Zor Zamanlar Günlükleri” kitabındaki “Yetmez ama evet” bölümü ağırlıklı olarak işleniyordu.
Baydar “Siyasete vicdani açıdan baktığınız zaman biraz sazan oluyorsunuz. Yani ben büyük bir iyi niyetle başına sonuna bakmadan, çok fazla düşünmeden, kim yapıyor düşünmeden, ‘niyet okumayalım mantığı’na çok bağlı kaldım” diyordu, şöyle sürdürüyordu:
“Yetmez Ama EVET meselesinde de, önüme gelen yasaların hepsi 82 Anayasası’nın çok ilerisindeydi. Ben özgürlüklere ve demokrasiye yol açabilecek bir anayasa değişikliğinden kesinlikle yanaydım. ‘Evet’ dedim, birçok arkadaşım da dedi. Demokrasiye çok inanmak ama biraz koşulsuz inanmak… Biraz da sazanlık vardı işin içinde. Ama şimdi dersimi aldım. Geç oldu, aldım.”

Bak hele şu “Yetmez Ama Evet”çiye!..

Nasıl entelektüel?!
Nasıl yazar?!
Anayasa değişikliği içeren maddelerin “özgürlüklere, elerkiye (demokrasiye) yol açmayacağını, gericiliğe ve gericilere yol açacağını nasıl göremez?!
Bu içerikteki değişiklikleri getiren siyasi kadroyu tanımamakta, o kadroya güvenmekte nasıl ve neden duyarsız kalır, tembellik eder?!
Yakışır mı?!
Hele “sazan olmak”?!.
“Ne yaptıysam kendim için yaptım… Hayatıma anlam kazandırmak ve mutlu olmak için…” de ne demek?

Sonra kalkıyor, “Şimdi dersimi aldım. Geç oldu, aldım” diyor, sağdan geldiği kadar soldan da “kötü tepkiler” gelmesinden yakınıyor!

Kötü değil ama sert yergilerde bulunanlardan biri de bendim.

FETÖ’nün yayın organı -şimdi yayında değil- Taraf Gazetesi’nde köşe yazarlığını “O dönemde Taraf Gazetesi’nin siyaseti yanlıştı. Ama ben bu yanlışı bir süre sonra hissettim ve gazete ile bağımızı kopardık” tümceleri ile aklamaya çalışıyor, ardından “Benim bir özelliğim kendimi acımasızca eleştirmek” diyor.

Gerçekten “kendini acımasızca eleştirmek” gibi bir özelliği varsa, “Geç oldu ama dersimi aldım” geçiştirmesi ile olmaz, göstersin!
Örneğin:
Diz çöksün halktan özür dilesin!
Ülkenin ve halkın, “ihvan”cıların yönetiminde bugünkü “gerici durum”a gelmesinde yadsınamaz payını, sorumluluğunu itiraf etsin!
“Hayatına anlam kazandırmak, mutlu olmak benciliği” uğruna yaptığı ilkelliği kabullensin!
Her konu, her alanda sözde değil, özde yani “içten” biri olsun!
Kendini, halkının ve halkların aydınlanmasına, ülkesinin ve geri kalmış/bıraktırılmış ülkelerin kalkınmasına, çağdaşlaşmasına adasın!
Vb…

Yapar mı?!

Bencillikten kurtulursa…
Neden olmazsın!..

  • 0

Yorum Yaz

Email adresiniz paylaşılmayacak.