Değinmeden geçemeyeceğim:
Ekrem İmamoğlu çok doğru biçimde “demokratik meşruiyetin tehlikede olduğu”nu vurguluyor, ardından “Resmi olarak yasaklanırsam, demokratik muhalefet yine de bir araya gelmelidir. İlerlemek için başka bir aday gerekiyorsa, o kişi adalet, refah ve barış için ortak vizyonumuzu sürdürmeli” https://www.nefes.com.tr/imamoglu-bloomberge-konustu-baska-adayi-desteklemeye-hazirim-54860 diyor; “göle maya çalan” kimi -sözüm ona- çokbilmişler, bunu “geri adım” diye tanımlıyor, uzlarınca (akıllarınca yergilerde bulunuyorlar.
Siz çokbilmişler, önce, Ekrem İmamoğlu’nun “Resmi olarak yasaklanırsam” sözcükleriyle bir “olasılıktan” söz ettiğini anlayın, ondan sonra ahkam kesin…
Geçelim, CHP’den AKP’ye savrulan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na.
17 Ağustos 2025 Pazar günü X hesabımdan attığım şu paylaşımımı, burada da bilginize sunmak isterim:
ÖYLE GÖRÜLÜYOR Kİ AKP, AYDIN’DA CHP’Yİ, GENEL BAŞKAN ÖZEL’İ, EKİBİBİNİ “ÖZLEM ÇERÇİOĞLU MAŞASI”İLE VURACAK!..
VURURKEN, VURULMAK DA VAR!.. https://x.com/BakiKarakol/status/1957074966865727921
Son tümcemde vurguladığım gibi, AKP ve AKP’nin, CHP’ye, CHP’lilere karşı “siyasi maşa” olarak kullanacağı Özlem Çerçioğlu, CHP’yi, CHP’lileri vururken, CHP, AKP’yi ve Çerçioğlu’nu vuracak mı?
Vurmasını çok isterim.
Ama –üzgünüm- vuramayacak!
Şundan:
CHP’de –tabanda ve tavanda- o kadar çok “Özlem Çilingiroğlu siyasi etiğinde CHP’li” var ki!
İsterlerse beni çarmıha gersinler, oran da vereceğim:
Yüzde 65-70!
Evet; teşkilatların, Parti Meclisi’nin, Genel Merkez Yönetimi’nin ve Milletvekili, Belediye Başkanı, Belediye ve İl Genel Meclisi üyeleri gibi seçilmişlerin yüzde 65-70’i “gerçek CHP’li” değil.
Ve bunlar, “elinden tutulmuş, CHP’ye yerleştirilmiş” insanlar.
Bu nasıl oldu?
Süreç, dünya lideri Kemal Atatürk’ümüzün aramızdan ayrılmasına az süre kala başladı.
Surecin ucu, düşman emperyalist İngilizlere, ABD’ye uzar.
Onların yerel işbirlikçileri, Atatürk’ümüzün 10 Kasım 1938’de yaşama gözlerini kapadıktan sonra, CHP üzerindeki “emperyalist senaryoları” sırasıyla ve gününde/zamanında tek tek yaşama geçirirler.
CHP’nin 2’inci Genel Başkanı İsmet İnönü döneminde başlatılan “tüzük değişiklikleri”, 4’üncü Genel Başkanı Deniz Baykal’la ivme kazanır, 8’inci Genel Başkan Özgür Özel’le sürer.
Tabandan örgütlenmenin yerini, tavandan örgütlenme alır.
Böylesi örgütlenme yapıyla CHP, CHP’nin kurucusu ve 1’inci Genel Başkanı Kemal Atatürk’ün CHP’si olmaktan çıkar.
Atatürk’ün CHP’sinin yerini, İnönü CHP’si, Baykal CHP’si ve Özel CHP’si alır!
Hele de “Deniz Baykal CHP’si”nin, “Atatürk’ün CHP’si”yle, adından ve 6 Ok’undan başka benzerliği yok!
Ayrıntısına girmeyeceğim ama sizden
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/chpde-tuzuk-degisikligi-kabul-edildi-10616720 linkini tıklayıp okumanızı isteyeceğim.
Baykal döneminde, 21 Aralık 2008’de gerçekleşen “14’üncü Olağanüstü Parti Tüzük Değişikliği Kurultayı”ında CHP’nin yeniden “dizayn” edildiğini lütfen görün, anlayın.
Bu tüzük değişikliği ile “teşkilattan yetişme” dönemi son buluyor, yerini Genel Merkez Yönetimi’nin, özellikle Genel Başkan Baykal’ın elinden tuttuğu, partiye taşıdığı “guguk kuşu CHP’liler” dönemi başlıyor.
İşte onlardan biri, CHP’den Milletvekili, İl ve Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen, “Topuklu Efe” sözcükleriyle göklere çıkarılan Özlem Çerçioğlu’dur; bir diğeri Özgür Özel’dir.
Başkalarını saymıyorum.
Vurgulamalıyım ki, Deniz Baykal’ın, elinden tutup CHP’ye taşıdığı, Belediye Başkanları, Milletvekilleri, Parti Meclisi Üyeleri, Genel Başkan Yardımcıları vb belirli aralıklarla iktidar partilerine, şimdi de AKP’ye gittiler.
Ve gidiyorlar.
Ve gidecekler.
Gitmeleri olağandır, çünkü siyasi genlerinde Atatürk, Atatürk düşünceleri, Atatürk Devrim ve İlkeleri, CHP ve CHP ilkeleri, tüzük, programları yoktu, yok!
Benzer süreç; 19 Mart 2025’de Ekrem İmamoğlu’nun gözlem altına alındığı günden itibaren başlattığı çalışmalarından ötürü kutladığım Özgür Özel’le ne yazıktır ki sürüdü, sürüyor!
Özgür Özel…
CHP’yi, “Gel, ne olursan ol yine gel. İster kâfir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel. Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel” diyen “Mevlana’nın dergahı” mı sanıyor?!
Ya da…
CHP’yi “Mevlana’nın dergahı” mı yapmanın peşinde?!
Önüne gelene “Babaevine dönün” deyip duruyor; İstanbul’daki “İl Başkanları Buluşması”nda da CHP İl Başkanlarına “CHP olarak 100’üncü yılda üye kampanyası başlatıyoruz. Genel Merkez’den hedefler belirlemeyeceğiz. Kendi gerçekçi hedeflerinizi belirleyin. Sınırlarınızı biliyorsunuz, kendinizi zorlayın” diyor, “ Gönlünde Atatürk olan, güçlü bir Türkiye olan; güçlü bir Türkiye için güçlü bir CHP’de olmak isteyenlerin gözündeki ışığı görün, onları baba evine getirin, Atatürk’ün partisine kaydedin” diye ekliyor.
CHP’li olmanın, CHP’li olanın ölçütü, koşulu bunlar mı?
Bu ölçütlerle, koşullarla CHP’ye üye yapılanlar ve üye yapacak olanlar, Atatürk’ü, Atatürk Cumhuriyeti’ni, devrim yasalarını, CHP’nin 6 Ok’unu, 6 Ok’un açılımını vb bilmiyorlar, bilmek de istemiyorlar; günü geldiğinde ise öz çıkarları uğruna iktidar partilerine gidecekler.
Öyle de oldu.
Getirildikleri gibi, yerleştirildikleri gibi, bir çağırmakla, işaretle gittiler.
Son örnek, Özlem Çerçioğlu.
Gittiler ama “siyasi mevta” da oldular.
Özel’in “Kendi gerçekçi hedeflerinizi belirleyin. Sınırlarınızı biliyorsunuz, kendinizi zorlayın” sözlerini not eden ve kendi siyasi gelecekleri doğrultusunda “CHP İl Başkanlığı” yapan İl Başkanlarından biri –Özel de okusun- bakın ne yapıyor:
“Partide değişim rüzgarı ve yeni tüzükle toplumun karşısına çıkan ve halka umut olma mücadelesi veren CHP … İl Başkanı ve örgütüne büyük tepki var. ‘Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum’ sloganıyla kitleleri hareketlendiren partide il ve ilçe kongreleri öncesi, … İl Başkanlığı, merkez ilçe seçimini yapmayarak, partinin ilkelerinin aksi yönünde hareket etmekte, sandığı üyelerden kaçırmaktadır.”
Bana gelen bir diğer iletiyi sunayım:
“Maalesef İl Başkanı, ilçelerde de sandık koyulmayacağını söylemiş. Bir şehrin kaderi, bir kişinin iradesine bırakılamaz.”
Bilmem ki…
Özgür Özel’in, Özlem Çerçioğlu’nu kastederek, şu “İlk ilan edilen belediye başkanıdır. Kemal Bey’in sözünü çiğnememek için. İlan edilen ilk belediye başkanıydı, neden? Kemal Bey’i kırmamak için. Yoksa Aydın’ı alacak başka kimse yok muydu? Bizim mertçe tutumumuza karşı yaptıkları bu.” https://www.sozcu.com.tr/son-dakika-ozgur-ozel-den-ozlem-cercioglu-ile-ilgili-ilk-aciklama-p211567 sözlerine ne demeli?
CHP’de Belediye Başkan adayları, birinin ya da birilerinin hatırına göre mi belirlenir?
Belirlenmesi doğru mu?
Özgür Özel’e, CHP’de önceleri “Denetim Kurulu vardı” diye anımsatmak, peşine “Şimdi neden yok? Genel Merkez atamalı ‘Denetmen’ var?” sorularını sormak isterim.
Umudum yok ama gene de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ve Parti Meclisi üyelerine önerilerimi sıralayacağım:
Günlerce sürecek toplantılar yapın, gece yarılarına kadar çalışın, özyergilerde (özeleştirilerde) bulunun; CHP’yi, Atatürk’ün CHP’si yapın, bunun için Atatürk’ün CHP’sinin Tüzüğü’nü getirin, uygulayın; tavandan yapılanmayı bırakın, tabandan örgütlenme geçin; bütün teşkilatlarda, hatta bütün seçilmişlerin, seçileceklerin Atatürk’ün NUTUK’unu ve GENÇLİĞE HİTABE’sini, Atatürk CHP’sinin Tüzük ve Programı’nı okmasını sağlayın; parti içi eğitime, konunun uzmanı bilgeler tarafından ağırlık verin; adayları, parti üyeleri belirlesin ve bu, yerel, genel seçimlerde “tercih”le desteklensin vb…
Gerçek umudum…
Atatürk, Demokratik Laik Çağdaş Cumhuriyet ve Cumhuriyet Halk Partisi tarihi, ilkeleri, tüzük ve programıyla donanımlı, yürekli, dayanıklı, duyarlı, yurt, halk ve barışsever CHP’li partidaşlarımdır.
Önerilerimi, onların bilgilerine sunuyorum.
Her birini, değerlendirme yapmaya, katkı vermeye çağırıyorum.
Hepsinin yergi ve önerilerine açığım…
Yorum Yaz