AH BENİM SAF, TEMİZ, GÜZEL VATANDAŞIM, GÜÇLÜ OLAN SENSİN, GÜCÜNÜN AYIRTINA VAR!..

  • 0
150 150 bakikarakol

Dün sabah gene tv ekranlarından vatandaşlar haykırıyorlardı!

 

60 yaşındaki çiftçi tarlasının başında, artan maliyetlerinden katlanan borcunu ödeyemediği için traktörünün haczedildiğinden dert yanıyordu:

“Yöneticilerimize yalvarıyorum, bana traktörümü geri versinler. Traktörüm olmazsa, tarlamdaki mahsulümü kaldıramam. Mahsulümü kaldıramazsam, aç susuz kalırım, sersefil olurum, borç ödeyemem. Kurban olurum, traktörümü geri versinler.”

Sonra da…

İlinin iktidar partisi Milletvekillerinden birinin adını andı:

“Ona söyledim. ‘Yapacağım bir şey yok’ dedi. Yanımdan koşarak gitti. Ben derdimi kime anlatayım? Kim derdime çare olur? Kurban olduklarım, ne olursunuz bana traktörümü verin.”

Her sözcükte ağzından sanki alev çıkıyordu!

Öylesine çaresiz, öylesine tutacak el arıyor, öylesine kapana takılmış kuş gibi çırpınıyordu!

Ve…

Öylesine sitem, öfke doluydu!

 

Semt pazarındaki 45-50 yaşlarındaki kadın, çenesinin altından, burnunun ortasına kadar çektiği maskesinin ardından tepki yağdırıyordu:

“Bu ne kardeşim, bu ne?! El atılmıyor! Fiyatlar başını almış gitmiş. Her şey ateş pahası. Yöneticilerimiz, Allah rızası için el atsınlar, pahalılığı önlesinler. Vatandaş olarak, perişanız. Perişanlığımızı görsünler. Çalıp çırpmalara, çalıp çırpanlara göz yummasınlar. Har vurup harman savurmalara son versinler. İki nüfusuz, tek maaşla geçinemiyoruz. Ayın 10’unda tükeniyor; 20 günde çektiğimiz sıkıntıyı, çileği bir de gelsinler bize sorsunlar. Kış kapıya dayandı. Nasıl ısınacağımızı kara kara düşünüyoruz. Böyle yokluk, böyle zulüm görmedik. Her geçen gün iyiye gitmiyoruz, kötüye gidiyoruz. Elektrik, su faturaları canı yakıyor. Buna doğalgazı ekleyin. Vay halimize.”

Daha neler neler!

 

İçim parçalandı!

 

İçim hala, vatandaşımın çaresizliğine, fakirleşmesine, dert yandıkları konulara neden olanlardan çare ummalarına, yardım beklemelerine paramparça!

 

Ah benim saf, temiz, güzel, düşünmekten yoksun bırakılan vatandaşım!

Yaşadığın sıkıntıların sorumlularını ne zaman ayırt (fark) edecek, onlardan yardım dilenmenin boş/anlamsız olduğunu ne zaman anlayacaksın?!.

 

Benim kızgınlığım…

Ayağına kadar gittiği halka, “Kimseden, hele iktidardan, iktidar vekillerinden, bürokratlarından çare ummayın. Çare sizsiniz, kendinizsiniz. Güç sizde. Başınıza dertler açanlara, başınıza açtıkları dertleri çözmeyenlere, çözmek için kılını kıpırdatmayanlara güç veren, onları iktidara taşıyan sizsiniz. Onlara verdiğiniz gücü, desteği çekin, onları iktidardan indirin, siyaset sahnesinden de silin gitsin. Sizdeki güç, iradenizdir. O iradenizi, sandığa yansıtın. Gerçekten sizden yana olanları Milletvekili yapan, gerçekten sizler için çalışacağına inanacağınız siyasi partilere oyunuzu verin. Vermekle kalmayın, oyunuzun arkasında durun, takipçisi olun. Size verdikleri sözü unutanları kulaklarından tutun siyaset dışına atın…” içeriğinde sözler etmeyen, halkı uyandırmayan, bilgilendirmeyen, halka irade ve oy gücünü anlayacağı dille anlatamayan muhalefetedir!

 

Aynı duyarlılığı göstermeyen, her gelişmenin ayırtında (farkında) olan aydınlarımıza da sitemim var!..

  • 0

Yorum Yaz

Email adresiniz paylaşılmayacak.