CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI, YAŞAMINI DAHA BİR RİSKE EDER!..

  • 0
150 150 bakikarakol

Dün (7 Aralık 2020 Pazartesi) Kamutay (TBMM) Genel Kurulu “2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin görüşmeleri”ne başlamak için saat 12.30’da, Kamutay Başkanı –AKP Tekirdağ Milletvekili- Mustafa Şentop başkanlığında toplandı.

Konuşma sırası gelen partim CHP’nin başındaki “adı lazım değil”, Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Cumhur İttifakı İktidarı’na ve sistem öncesi AKP iktidarlarına yönelik yerinde, çok doğru yergilerde bulundu.
Örneğin:
“Ya nasıl olur da bir kişi imzaladığı kararnamenin içini okumaz? Bakar ya içinde, bunda ne yazıyor. Katar sevdası gözlerini kararttı, öyle anlaşılıyor”
https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/Tutanak_B_SD.birlesim_baslangic?P4=23516&P5=H&page1=53&page2=53 dedi.

Neredeyse her sözüne, özellikle ve öncelikle AKP sıralarından laf atıldı.
Onlardan biri de Malatya AKP Milletvekili Öznur Çalık’tı.
Çalık, “adı lazım değil”in ağzından “Buradan ifade edeyim; hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın değerli arkadaşlarım. Türkiye büyük ülkedir, Türkiye bütün sorunlarını aşabilecek kadrolara da sahiptir, yetkinliğe de sahiptir. Hepimiz hep beraber alın terinden yana olacağız, https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/Tutanak_B_SD.birlesim_baslangic?P4=23516&P5=H&page1=55&page2=55
emekten yana olacağız, işçiden yana olacağız, çiftçiden yana olacağız” https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/Tutanak_B_SD.birlesim_baslangic?P4=23516&P5=H&page1=55&page2=556 sözlerini duyunca, oturduğu yerden yüksek sesle “Kadınlardan yana olacak mısınız?” diye sordu, şu yanıtı aldı:
“O pazar artıklarından beslenen ailelerin, çöp konteynerlerinden beslenen ailelerin ayıbını kaldırmak Allah’ın izniyle bize nasip olacak.
İlk seçimlerde demokrasiyi getireceğiz, ilk seçimlerde adaleti getireceğiz, ilk seçimlerde liyakati getireceğiz, ilk seçimlerde alın terinin ne kadar değerli olduğunu bütün dünyaya anlatacağız, ilk seçimlerde Türkiye Cumhuriyeti devletini Londra’daki tefecilerden kurtaracağız; herkesin bunu bilmesi lazım.”
Bunun üzerine, önce Amasya AKP Milletvekili Hasan Çilez “Aday olabilecek misin?” diye bağırdı, arkasından Kırıkkale AKP Milletvekili Ramazan Can “Aday ol, aday!” diye seslendi.
“Adı lazım değil”, Kamutay tutanaklarına göre şu karşılıkta bulundu:
“Değerli arkadaşlarım, hangi noktaya geldiniz? Benim aday olup olamayacağımı size kim söyledi? Kim söyledi?
Ben ne istiyorum? Ben tek adam rejimi istemiyorum. Ben ülkesinde esnafın ensesinde boza pişiren bir yönetim istemiyorum. Ben parlamenter sistem istiyorum, demokratik, halkçı, parlamenter sistem istiyorum. Ben her kuruşun hesabını veren bir siyaset anlayışı istiyorum. Ben tehdit edildiğim zaman mal varlığımla ‘Aramazsanız, incelemezseniz, şerefsizsiniz.’ diyen bir siyaset istiyorum. Ben siyaseti zenginleşme aracı olarak gören bir kültürden gelmiyorum, ben siyaseti halka ve hakka hizmet eden bir anlayıştan geliyorum. Ben hiçbir zaman, hiçbir yerde haram lokmaya el uzatmadım, kimsenin hakkını, hukukunu çiğnemedim. Her zaman, her yerde adaletten yana oldum, adaleti her yerde savundum.”
AKP’li Can “Aday ol o zaman!” diye ikinci kez laf attı.
“Adı lazım değil”, “Benim varlığımla beni tehdit edenlerin arkasında selam durmadım. Değerli arkadaşlarım, bugün, borç öderken borç alıyorsunuz. Borç ödemek için borç alıyorsunuz, borcun faizini ödemek için de borç alıyorsunuz. Evet, bu gerçekleri bilin. Hayat acı ama bu gerçekleri bilin” diye yanıt verdi.

“Aday olabilecek misin?”, “Aday ol, aday!” diye iki AKP’li Milletvekilinin laf atmaları üzerine “adı lazım değil”in “… Benim aday olup olamayacağımı size kim söyledi? Kim söyledi?” demesi beni endişelendirdi!

“Aday olabilecek misin?”, “Aday ol, aday!” sataşmalarının yanıtı, karşılığı “… Benim aday olup olamayacağımı size kim söyledi? Kim söyledi?” tümceleri mi olmalıydı?!

İki tümce, parti içi muhalefete ileti göndermek için bilinçlice mi söylenmiştir?
Öyle düşünüyorum.
Ama…
Yaşamını daha bir riske eder!
“Işıkçılar”ın Türkiye Gazetesi’nden Fuat Uğur’un yazdığı “Türkiye’yi allak bullak edecek ve kaos ortamına sürükleyecek bir olaya…”
https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/616413.aspx sanki kendi elleriyle altyapı hizmeti sunar!
Şöyle:
Partim CHP’min Cumhurbaşkanı adayı olursa, Uğur’un yazısında konu ettiği “suikast”, geri dönüşü olmayan kesinlik kazanır!
Kamutay’ın 2’inci büyük siyasi partisinin Genel Başkanının ve Cumhurbaşkanı adayının suikasta uğraması, ülke ve dünyada o zaman “kaos” yaratır!

Aday olmasa da “öldürülme” olasılığı var görünüyor!
Olayı Türkiye’de gündeme getiren Fuat Uğur, linkini verdiğim 28 Kasım 2020 Cumartesi günlü yazısında ne diyor?:
“… küresel düzenin hedefinde.”
Yani “Glando”nun!

Böyle bir olayın olmaması, 1980 öncesi ve 1990-95 arası karanlık, kanlı günlerin geri gelmemesi, bir insanımızın dahi suikasta uğramaması, yaşamını yitirmemesi Tanrı’dan dileğimdir.

Şunu da belirteyim:
“Adı lazım değil” eğer Cumhurbaşkanı adı olur, alınacak ciddi ve sıkı önlemlerle de suikasta uğramazsa, Cumhurbaşkanlığı 1’inci tur seçiminde 3’üncü olur, 2’inci tura kalamaz; belki de, adaylığından ötürü, Cumhur İttifakı’nın adayı AKP Genel Başkanı Cumhurbaşkanının 1’inci turda kazanmasına neden olur.
Çünkü:
Halkta karşılığı yok…

  • 0

Yorum Yaz

Email adresiniz paylaşılmayacak.